İnsanı kurtaran üç şey şunlardır: 1. Gizli ve aşikâr daima Allah’tan ittika etmek. (takvalı olmak),
2. Fakirlikte ve zenginlikte iktisatlı davranmak. (orta yolu tutmak). 3. Sevinç ve öfke hallerinde adaletten ayrılmamak.
Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır (Hadis-i Şerif, Ebu Davud)
Bizden başkasına benzeyen bizden değildir. (Hadis-i Şerif Tirmizi)
Müşriklere (her hal ve hareketinizle) muhalefet ediniz ve benzemeyiniz (Hadis-i Şerif Buhari)
Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizinde düşmanınız olanlara sevgi göstererek,
gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin.
Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir…
Sizden kim onları dost
edinirse doğru yoldan sapmış olur. (Mümtehine, 1)
Sana vahyedilen kitabı oku. Namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz edepsizliklerden
ve fahşadan alıkoyar. Allah’ı zikretmek (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut, 45)
Allah Rasûlü(sas) şöyle buyurdu: “Huyların şereflisi (Mekârim-i ahlâk) odur ki, bunlar babada
bulunduğu halde oğulda bulunmaz.
Oğulda bulunduğu halde babada bulunmayabilir. Kölede buluna bilir de efendisinde bulunmaz.
Allah onları saadetini dilediği hayırlı kullarına nasip eder.
Bunlar; Doğru sözlü olmak, Savaşta sebat göstermek, Muhtaca yardım etmek, İyiliği karşılıksız bırakmamak,
Emaneti korumak, Akrabayla iyi ilişkileri sürdürmek,
Komşu hakkına riayet etmek, Arkadaşlık hakkını korumak, Misafirperver olmak ve Bütün
bunların başı da Hayâ’dır.”(Hâkim)/İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,
onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun. (Mutaffifin, 1-3)
Her kim zerre miktarı hayır işlerse onu görür
Her kim de zerre miktarı şer işlerse onu görür.” (Zilzal, 7-8)
(Müslim, Zekât)/RASÛLULLAH(sas)’TAN TAVSİYELER:
Her zaman senden daha aşağıda olanlara bak.
Sakın senden daha üstün olanlara bakma.
Çünkü bu, senin Allah’ın nimetlerini küçümsememen için daha uygundur.
Acı da olsa her zaman
hakkı söyle.*Peygamber Efendimiz (S.A.V.)Dünya işi için kızmazmış.
Bir kul için taksime rıza, gerçek zenginliktir. Rasûlullah(sas) buyurdular: “Allah’ın sana ayırdığına
razı ol, insanların en zengini olursun.
” (İbn Mace, 4217)
Bundan da anlıyoruz ki; zenginlik mal çokluğuyla değil, bilakis gönül tokluğuyladır. Allah Teâlâ’nın
takdir ve taksiminden hoşnut ve mutlu olmakladır.
“Kim insanların rıza ve hoşnutluğuna karşılık, Allah’ın rızasını dilerse, Allah onu insanlara
muhtaç etmez. Kim de Allah’ın rıza ve hoşnutluğuna karşılık, insanların rıza ve hoşnutluğunu tercih ederse,
Allah onu insanlara muhtaç eder.” (Tirmizi, Zühd) Allah Rasûlü(sas) buyurdular:
“Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan ve Rasul olarak Muhammed’den razı olan imanın tadını almıştır.”(Müslim)
Allah Teâlâ, hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim’inde şöyle buyuruyor: “Her nefis ölümü
tadacaktır.” (Âl-i İmran, 185); “De ki; Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm
muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da hem gizliyi hem de aşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz.” (Cuma, 8)
İmam-ı Rabbani öyle der: “Ölmek felaket değildir. Asıl felaket öldükten sonra başa gelecekleri bilmemektir.”
Bir adam, Rasûlullah(sas)’a gelerek: “Ey Allah’ın Rasûlü! Mü’minlerin hangisi en akıllıdır?”
diye sordu. Rasûlullah(sas) buyurdu:
“Ölümü en çok hatırlayan ve ölüme en çok hazırlanandır. İşte bunlar en akıllı
kimselerdir.” (İbn Mace) Hidayet nimetinin kadru kıymetini bilen her mükellefin:
Sıratı Müstakiym’den ayrılmamak için, Rasûlullah’ın (sav) haber verdiği şu üç esasa riayet
etmesi gerekir. Hz. Abdullah İbni Mesûd’dan (r.a) rivayet edilen Hadisi Şerif, meâlen şöyledir:
“Benden işittiği sözü ezberleyen, kavrayan ve hakkını yerine getirerek rivayet eden kimseye
ne mutlu!... Fıkhı taşıyan nice kimseler vardır ki, fakih değillerdir.
Ve nice fıkhı bilen kimse onu, kendisinden daha fakih olana taşır! Üç şey vardır ki;
Mü’min (in kalbi) bunlarda ihanet edemez. Bunları eda edince de sıratı müstakiym’den ayrılmaz.
Bunlar; Amelde Allah’ın (cc) rızasını esas almak (ihlâs), Müslümanlara nasihat etmek ve
cemaat halinde bulunmanın vecibe olduğuna inanmaktır.
Müslümanların birleşmesiyle aralarına dalâlet giremez. Bu cemaatleşme mü’minleri
bir duvar gibi ihata edip onları kötülüklerden korur.”(İmam-ı Şafii - Er Risale sh: 401-402)
The Prophet said, "None of you will have faith till he wishes for his (Muslim) brother what
he likes for himself." Al-Bukhari Hesap gününe hazırlanan müslümanların,
İslâm’ın temel hedeflerini ve tekliflerin keyfiyetini öğrenmeleri zaruridir. İmamı Serahsi,
ilmin önemini veciz bir üslûpla ortaya koymuş ve şu tesbitte bulunmuştur:
“Şüphesiz ki Allah’a (cc) imandan sonra, en kuvvetli farzlardan birisi de ilim öğrenmektir.
Bir hadisi şerifte, “İlim öğrenmek her müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır” buyurulmuştur.
İlim aynı zamanda peygamberlerin bıraktığı bir mirastır.”(İmam-ı Serahsi - El Mebsut- 1/2.)
Allah, gururlananları/böbürlenenleri sevmez (Nisa, 36)
Ey müslümanlar,ALLAH'tan ittika (ALLAH'IN gazabına mucip olan hal ve hareketlerden
içtinab) edin. Sizin başınıza emir olarak burnu ve kulağı kesik Habeşistan'lı siyahi bir köle bile getirilmiş olsa,
sizin için ALLAH'ın kitabının hükümlerini ikame (tatbik) ettiği müddetçe onun emirlerini
dinleyin ve ona itaat edin.(Sünen-i Tirmizi-C:3 Sh:234 Kitabül Cihad Hadis No:1758)
Peygamberimiz Efendimiz (S.A.V.), Sahabe-i Kiram’dan Yezid İbn-i Esed’e “Ey ibn-i Esed!.Söyle,
cennete girmek ister misin?” sualini sormuştur. Hz. Yezid İbn-i Esed (r.a) heyecanla: “Elbette ya Rasûlullah” diye cevap verince,
Peygamberimiz Efendimiz (sav) şu tavsiyede bulunmuştur: “O halde kendi nefsin için
istediğini, kardeşin için de istemeyi unutma”.Enes'in (r.a.) naklettiğine göre: Hz. Peygamber (S.A.V.)
büyük günahlar olarak şunları saydı: "Allah'a ortak koşmak, ebeveyne eziyet etmek,
cana kıymak ve yalan söylemektir."Müslim, İman, 144 (l, 91)Mü’min, kardeşinin aynasıdır;
ve mü’min mü’minin kardeşidir, onun zarar ve ziyâna uğramasını, helâkını önler,
arkasında da onu çevreleyip korur ve ihtiyaçlarını görür.(Ebû Dâvud, Edebü’l Müfred)ALLAH Teala buyuruyor ki: "Size sizin içinizden bir Rasul gelmiştir.
Size sıkıntı veren şeyler O'na ağır gelir. O, size çok düşkündür. O, müminlere son derece
şefkatli, son derece merhametlidir." (Tevbe suresi:128) Ameller, niyetlerle değer kazanır.
Herkes niyet ettiğinin karşılığını bulur. (Buhari:Bed'ül-Vayh 1;Müslim:İmaret 155)
Dininin farzlarından ve vaciplerinden olan bir şeyi ihlal eden bütün cahillere ALLAH'ın o husustaki hükümlerini beyan et,
değilse cehennemi tutuşturmak için oraya ilk atılan kişi sen olursun.(Hadis-i şerif;reşit er-raşit
ibni mustafa,tahzirü'l-müslimin minterki's-Salati an vaktiha ve tahrimi terkiha,sh'13) Ebu Bekir(ra) demiştir ki; “Sekiz şey sekiz şeyin süsüdür:
-İffetli olmak, fakirliğin süsüdür. -Şükür, nimetin süsüdür. -Sabır, belanın süsüdür.
-Hilm (halim-selim olmak), ilmin süsüdür. -Tevazu, öğrencinin süsüdür. -Çok ağlamak, Allah korkusunun süsüdür.
-Başa kakmayı bırakmak, ihsanın süsüdür. -Huşu, namazın süsüdür.” (İbn Hacer el Askalânî,
Münebbihat)* Basina musibet gelip de: biz ALLAH'ınız ve ancak ona dönücüleriz. ALLAH'ım musibetim hakkında bana ecir ver.
Ve onun ardından bana daha hayırlısını ihsan eyle, diyen hiçbir kul yoktur ki musibeti hakkında
ALLAH ona mukafat vermesin ve onun arkasından daha hayırlısını kendisine ihsan buyurmasın (Hadis-i Şerif,Sahihi Müslim-Ahmet Davutoğlu şerhi 5. Cilt)
Ebû Mâlik Hâris İbni Âsım el-Eşarî radıyallahu anhden rivâyet edildiğine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Temizlik imanın yarısıdır. Müslim, Tahâret 1. (I, 203)

Son Yazılar

Copyright © 2015 Sysdba All Rights Reserved Web Designer